İşin garip tarafı sen bunların son olduğunu bilmiyordun. Çok güzel bir halde bıraktım seni, güzel gülümsüyordun uyku arasında, yastıktan düşmüştü başın ya da yastığı sen fırlatmıştın- her neyse artık-. Kağıt kalem aradım, buldum uzun uğraşlar sonucu, sonra yazmaktan vazgeçtim, giderken öptüğümde seni uyandırmıştım bir kere hatırladım ve öpmedim. Gidişimi görme istedim, yanına geldiğimi hatırla sadece ve görme yok oluşumu.. Aslında bu çoktan gördüğün bir sondu, belki en başından, bilmiyorum.
Ölüm anında film şeridi gibi geçer derler ya hayatından kesitler, ben son adımlarımı atarken yanından gördüklerim başka, baktıklarım başka. algılarım başka hislerim başka, nasıl parçalandım, inan anlatamam..Aslında adım atarken sokağa bakan kapıya doğru, ben sana geldiğim ilk günü yaşıyordum yine, sana doğru atıyordum adımlarımı. Baktığım yerleri görmüyordum, nasıl bulandı dünyam. sen huzurla uyuyordun oysa, ve dediğim gibi, güzel bıraktım.
bunların son olduğunu sadece ben bildiğimden, sana son kez geldiğimi sen bilmeden, başka ve son kez baktım, bunu sana nasıl anlatmalıydım, sen bilsen sana öyle bakamazdım.
neyse fazla uzattım.
nasıl uyandın bilmiyorum,
görmedim.
Ölüm anında film şeridi gibi geçer derler ya hayatından kesitler, ben son adımlarımı atarken yanından gördüklerim başka, baktıklarım başka. algılarım başka hislerim başka, nasıl parçalandım, inan anlatamam..Aslında adım atarken sokağa bakan kapıya doğru, ben sana geldiğim ilk günü yaşıyordum yine, sana doğru atıyordum adımlarımı. Baktığım yerleri görmüyordum, nasıl bulandı dünyam. sen huzurla uyuyordun oysa, ve dediğim gibi, güzel bıraktım.
bunların son olduğunu sadece ben bildiğimden, sana son kez geldiğimi sen bilmeden, başka ve son kez baktım, bunu sana nasıl anlatmalıydım, sen bilsen sana öyle bakamazdım.
neyse fazla uzattım.
nasıl uyandın bilmiyorum,
görmedim.
yaşanmaya değecek şeyler değil bunlar, her acı güçlendirmiyor yazık ki, umarım yakınından bile geçmezsin..
YanıtlaSil